İnternet Café’lerin Camları Niye Simsiyah?

 

Uğur Özteke

 

 

 

 

 

     Çok şükür bizim çocuklar büyüdü. O yüzden de aile olarak artık çocukları takip etme, “hangi internet café’lere gidiyor?” diye endişe etme dönemimiz geride kaldı. Bu yüzden de yolda yürürken bile nerede hangi café var bilmiyorum.

     Oysa bir dönem ev bölgesinden çocukların okullarına kadar olan güzergâhta turlar dururduk. Öğrenci servisinin şoförünü sıkı sıkı tembihler, “Aman bizimki okuldan ve evden başka yerde inerse haber ver” derdik. Biz o günleri çoktan unuttuk.

     Ancak iki gün önce bayram ziyaretine gelen bir dostumuz Cumhuriyet mahallesinde evlerinin olduğu bölgedeki üç ayrı internet café’den söz ederek, “Abi bunları bir yazsana. Polis otomobillerin camlarının filmlenmesi ile ilgili olarak tek tek kontrol yapıyor. Peki çocuklarımızın gittiği internet café’lerin camları niye simsiyah kapalı? Kimse bundan niye rahatsız değil?” diyordu.

     Dostumuza bildiğimiz kadarı ile anlattık. Polisin bu konuda çok hassas olduğunu, işyeri kontrollerinden siber suçlar konusunda polisin nasıl ihtisaslaştığını filan söyledik. Ama karşımızdaki insan dertli bir baba idi. Bir kere o siyah filme takmıştı.

     Biz de okurumuzun bu isteğini dile getirirken böyle bir durumun velilere verdiği rahatsızlığı da internet café işletmecilerimize duyuralım dedik.

     MELİKŞAH PARKI SAKİNLERİ KOKUDAN RAHATSIZ

     Evet havaların en sıcak günlerini birlikte yaşıyoruz. Artık ağzımız açık. Çok şükür Ramazan’da olduğu gibi biz etkilenmiyoruz ama doğa en hassas dönemlerini yaşıyor. Ülke olarak en verimli ve yağışlı yedi yılın ardından şimdi yedi yıllık az yağışlı ve kurak bir döneme girdik. Elbette bu Allah’ın işi. Ama alanları ile ilgili bürokratlar ve bilim adamları hep bu yedi yıllık tehlikeli döneme işaret ediyorlar.

     Bu da doğal olarak yeryüzündeki herşeyi olumlu ya da olumsuz olarak etkiliyor.

     Konya’da bu durumu bizler nasıl fark ediyoruz? Burnumuza rögarlardan kötü kokular geldiği zaman. İşte şimdi de Meram’ın en güzel ve şirin parklarından biri olan ve kendi bölgesinde çok büyük bir kesime hizmet veren Melikşah Parkı’nın sakinleri o ağır kokudan rahatsızlarmış.

     Bu konuda belediyenin dahası KOSKİ’nin imkânları ölçüsünde “Alo” dendiği zaman yetişmeye çalıştığını biliyoruz. Ve de buradan da bu parkı yetkililere duyuruyoruz. Meselâ yine Meram bölgesinde özellikle Yaka’da çok ağır bir koku vardı. Ama bu yıl böyle bir durum sözkonusu değil.

     SU İSRAFINA DİKKAT

     Bu günlerde su için içim yanıyor. KOSKİ o kadar uyarıyor. Ama Allah sizi inandırsın bu konuda çevrenize şöyle bir dikkatlice bakın. Su israfı devletin resmî kurumlarından belediyelere, belediyecilerden vatandaşa kadar kimsenin umurunda değil.

     Serinlemek için elinde hortumu ile dükkânının önünü Düden Şelâlesi’ne çevirip asfaltı göle döndüren esnaftan tutun da, belediyenin “çimleri suluyorum” diye asfaltı yıkamasına kadar suyumuzu heba ediyoruz.

     Allah rızası için biraz dikkat. Su hayat. Su olmazsa hayat olmaz.

     GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

     “Su: Akarsa nehir, düşerse şelâle, durursa göl olur.” (İbrahim Sediyani)

     NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

     Sağa ve sola dönüşlerde sinyal vermenin bir zaruret ve kural olduğunu idrak edebildiğimiz zaman ADAM oluruz.

     KONYA PUSULA HABER

     1 AĞUSTOS 2014

810 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir