Kürt Peygamberi Zerdüşt ve Zerdüştîlik

 

isediyani

Zerdüşt, Medya’da doğmuş bir Kürt peygamberidir. Kutsal kitap “Avesta” ilk önce Kürtçe yazılmıştır. Zerdüşt dînini yaymak için “Avesta”yı ayrıca Farsça da yazar.

 

Kürt Peygamberi Zerdüşt ve Zerdüştîlik

Muazzez Hêja Baktaş

     Kürdistan tarih yazımı çok cılız olduğu için, Araplar’ın, Farslar’ın, Türkler’in ve özellikle Batılılar’ın yazdıklarını, yorumlarını “ana referans” olarak kabul edip, bizler de kıyıdan köşeden kendimize bu tarih yazımlarından pay çıkarmaya çalışmakla yetiniyoruz.

     Birçok konuyu da peşinen diğerlerinin yazdıklarını “doğru” kabul ederek, Kürtler’in zengin dînlerini ve kültürlerini “sıradanlaştırıyoruz”…

     Bunlardan bir tanesi de Zerdüştîlik ve Zerdüşt’le ilgili olanlarıdır.

     Bütün literatür Zerdüşt’ü tartışmasız bir Persli olarak ve Zerdüştîlik’i ise Persler’in dîni olarak yorumlamaktadır.

     Zerdüşt, Medya’da doğmuş bir Kürt peygamberidir.

     Kutsal kitap “Avesta” ilk önce Kürtçe yazılmıştır. Zerdüşt dînini yaymak için “Avesta”yı ayrıca Farsça da yazar.

     Tarih boyunca Kürtler hep “çok dilli” bir halk olarak yaşamışlardır. Hâlâ da Ortadoğu’da “çok dilli” bir halk olarak Kürtler yaşamaktadır. Çünkü Kürdistan hep bir “tampon bölge” olarak kalmış ve komşu halkların dillerini öğrenerek hem onların kültürlerini almış hem de kendi kültürünü yaymıştır.

     Zerdüşt Peygamber’i Türkçe yazınca anlamı ortaya çıkmamaktadır. Kürtçe ismi ise, Zerdost’tur. Yani “Altın dost” anlamına gelmektedir. Tıpkı Türkçe’de “Kurdistan”ın “Kürdistan” yazılması gibi düşünün.

     Zerdüşt Peygamber, “Tektanrılı dînler”in ilk temsilcilerindendir. Peygamber’in dînî öğretileri büyük ölçüde Yahudîlik’i, Hristiyanlık’ı ve İslamiyet’i etkilemiştir. Bu üç dînin en önemli dayanakları Zerdüşt Peygamber’e dayanmaktadır.

     Meryem Ana ve İsa’nın doğumu, Zerdüşt’ün doğumundan esinlenmiştir. Zerdüşt’ün annesi 15 yaşında ve henüz “bakire” iken, bir ışık huzmesi tarafından hamile kalır. Bu doğum olayı daha sonra İsa Peygamber’in doğumuna uyarlanır.

     Sadece bu kadar değil. Zerdüşt Peygamber 30 yaşında peygamber olur, İsa da aynı yaşta peygamber olur.

     Zerdüşt Peygamber “müritleriyle” Gaitya Nehri’ni mucize eseri yürüyerek geçer. İsa Peygamber de suyun üstünde yürür.

     Zerdüşt Peygamber sadece İsa Peygamber’e değil, Hz. Muhammed Peygamber’e de ilham kaynağı olur.

     Avaital Gölü’nün kenarında müritleriyle 45 günlük bir ibadetten sonra “Mirac”a yükselir. Vohumenak adlı melek O’na görünür ve O’nu doğru yola dâvet eder. Bu diğer dînlerdeki Cebrail’e denk olan bir melektir.

     Zerdüşt Peygamber namaz kılar ve günde 5 vakittir bu namaz. En önemli vakit ise sabah namazıdır. İslamiyet’te bu aynı şekildedir.

     Zerdüşt Peygamber’in kıblesi Güneş’tir. Eğer Güneş yoksa kıble olarak ateşe dönülür.

     Ahura Mazda yani Tanrı tektir ve eşi benzeri yoktur. Her şeyi O yaratmıştır.

     Dünyayı 4 günde yaratmıştır. Yahudî inancında bu altı gün olarak uyarlanır.

     Şeytan Ehrimen’dir ve sürekli olarak kötülüğü yaymaktadır.

     Kıyamet günü Zerdüştîlik’te var ve herkes o gün tekrar dirilecektir. Kıyamet günü herkesin bir “âmel kitabı” ortaya çıkacak ve iyilik yapanlar Cennet’e, kötülük yapanlar ise Cehennem’e gideceklerdir.

     Kıyamet günü bütün insanlar Cinwat adlı bir köprüden geçeceklerdir. Bu diğer dînlere Sırat Köprüsü olarak geçmiştir. Bu köprü kötüler için kılıç gibi keskin, iyiler içinse geniş bir yol gibi duracaktır.

     Zerdüşt Peygamber’e göre 6 büyük ve “ölümsüz” melek vardır. Diğer dînler sayıyı 4’e düşürür ama özellikleri ve görevleri tıpatıp aynıdır.

     Günümüzde biz imamlara “mele” deriz. Zerdüşt Peygamber’in ​imamlarına “mubit” denilirdi.

     İbadet ister bireysel ister topluca yapılırdı.

     Zerdüşt Peygamber sığır etini yasaklamıştır. Yahudîler ve Müslümanlar domuz etini yasaklamıştır.

     Zerdüşt Peygamber “şirk”i, “putlara tapınma”yı ve “sihir yapma”yı yasaklamıştır. Şehvet, kibir, bozgunculuk ve küfrü yasaklamıştır.

     Zerdüşt Peygamber bir çobandı, tıpkı diğer peygamberlerin çoğunun çobanlık yapması gibi.

     İyiliği emreder, kötülüğü yasaklar. Zerdüştîlik dîninin özü “iyilik” üzerine kuruludur. Evrensel bir “iyilik” kavramı bulunmaktadır. Kişi yaptığı iyiliklerle sadece kendi “âmel kitabına” pozitif bir katkı yapmaz, aynı zamanda iyiliğin bütün dünyada yayılmasına katkıda bulunmuş olur. “İyi düşünülsün”, “iyi söylensin” ve “iyi yapılsın”; Zerdüştîlik’in temel ahlakî öğretileridir.

     Zerdüştîlik bir “doğa dîni”dir. Bütün canlılara “merhameti” şart koşar. Hayvanlara eziyeti yasaklar. Suyun kirletilmesine, ağaçların kesilmesine, doğanın kirletilmesine şiddetle karşı çıkar.

     “Ateş”, Ahura Mazda’nın rûhudur. Ve yaratılışın özüdür. Bu yüzden ateş kutsaldır.

     Ateş modern anlamda bildiğimiz “enerji”ye denk gelir ve gerçekten herşey enerjiden oluşmaktadır.

     Avesta, hikmet ve bilgi kitabıdır.

     Tıpkı “İnciller” gibi “Avestalar” bulunmaktadır. Peygamber’in ölümünden sonra havarileri sürekli olarak eklemeler yapmışlardır.

     Zerdüşt Peygamber de tıpkı İsa Peygamber gibi “öldürülmüştür”. (En azından Hristiyanlar İsa için öyle düşünüyor)

     Zerdüşt Peygamber’in bir de “hadisleri” yani kutsal sözleri bulunmaktadır. “Gathalar” adı verilen bu kutsal metinlerin önemli bir kısmı günümüze ulaşmıştır.

     Zerdüşt Peygamber 20 yaşında 10 yıllık bir “inzivâ”ya çekilir. Birçok peygamber inzivaya çekilmiştir.

     Araplar kutsal kitap “Avesta”’ya “Zemzem” adını vermişlerdir.

     “Bu kadar da olur mu?” diyorsanız tarihe bakın, az bile yazdığımı göreceksiniz.

     Zerdüşt Peygamber ilk 10 yılda dînini bir türlü yayamaz. Akrabaları ve yakınları O’na pek yüz vermezler. Ne oldu; Ebu Süfyan, Ebu Leheb mi aklınıza geldi?

     “Hicret” etmeye karar verir. Kral’ın yanına gider ve dînini anlatır. Kral dînini beğenir ve kendi dîn adamlarıyla O’nun bir tartışmaya girmesini ister. Ne oldu; Firavun – Musa Peygamber ve ilk sahabelerin gittiği Habeşistan mı aklınıza geldi hemen?

     Devam edelim o zaman…

     Şarap Zerdüştîlik’te “kutsal” bir içecektir. Ve dîni törenlerde içilir. Aaa, İsa Peygamber ve kilise ibadetleri de mi aynı töreni yapıyorlar?..

     İntihar yasaklanmıştır. En büyük günâhlar insan öldürmek ve yalandır, Zerdüştîlik’te. Tanıdık geliyor mu?. .

     Peki bu kadar benzerlik nasıl olur da diğer dînlere geçmiştir?

     Anlatalım…

     Yahudîler’in meşhur “Babil Sürgünleri”, M. Ö. 586 yılına denk gelir. İşte tam bu dönemde Zerdüşt Peygamber dînini yaymaya başlar.

     İşte bu sürgün yıllarında Yahudiler “kutsal metinleri” olan “Tevrat”ı yazmaya başlarlar. Daha önce Musa ve Harun peygamberlerin kutsal eşyalarının ve 10 Emir levhasının saklandığı “Kutsal Sandık”, bu sefer “kutsal metinlerin” yazıldığı ve saklandığı bir yer haline gelir ve ismi “Kutsal Ahit Sandığı” olarak değiştirilir.

     Yahudîler ortaya çıkan peygamber (Hz. Zerdüşt) kendi soylarından olmadığı için O’nun dînine girmezler ama yine de öğretilerine ve vaazlarına “kayıtsız” kalmazlar.

     İşte yukarıda saydığımız ve hepsini bir makalede yazma şansına sahip olmadığımız bütün bu Zerdüşt Peygamber’in öğretileri Yahudîler aracılığıyla bütün Ortadoğu’ya yayılır.

     Özellikle Hristiyanlık büyük ölçüde Zerdüştîlik öğretileri üzerine inşâ edilir.

     Ve bomba bilgi…

     Yahudîler Filistin’e giderken Kutsal Ahit Sandığı’nı Zerdüşt Peygamber’in havarilerine emanet ederler.

     Zerdüşt Peygamber’in anadili Kürtçe’dir. “Avesta” Kürtçe yazılmıştır. Sonradan havarilerin eklemeleri genellikle Farsça olduğu için bu peygamber Farslı sanılmıştır.

     Evrensel bir dîn olduğu için Zerdüşt Peygamber Yahudîler gibi kendisini bir ırkla sınırlandırmamıştır. Bu yüzden vaazlarını hem Kürtçe hem de Farsça yapmıştır.

     Peki Kürtçe yazılan Avesta nerededir?

     İşte ne yazık ki birçok konuda döneminin en “hümanist” imparatoru olan ve diğer halklara ve kültürlere ve dînlere saygısı dillere destan olan Büyük İskender, Kürtçe “Avesta”yı yakmıştır.

     “Hellenizm”in 300 yıl dünyanın önemli bir bölümünde yayılmasına önayak olan, bütün muhalefete rağmen, Makedonlar’a göre “barbar” olan diğer halklara son derece “hoşgörülü” davranan ve ölümü pahasına “barbar” bir kadınla evlenip, yarı barbar bir varis bırakan İskender, konu “Avesta” olunca neden bu kadar hiddetlenip, derilere yazılan kutsal metinleri yakmıştır?

     Sorunun cevabı Mısır’ı işgal ettiğinde günlerce inzivaya çekildiği Mısır’daki dînî tarikatta öğrendiği “hakikatler”dedir.

     Çünkü Yunan – Makedon kültürünü çok aşmış olan ve Aristo, Platon felsefesinin çok ötesinde “hümanist” olan Zerdüşt Peygamber, İskender’e göre “uygar” dünyanın en büyük “rakibi” konumundadır.

     İskender “barbar ırktan” gördüğü bir Peygamber’in bu denli “hümanist” ve “doğacı” öğretilerinin kendi kültürlerine olan üstünlüğünü hemen farkeder ve bu öğretileri yok etme yoluna gider.

     İşte Kürtçe “Avesta”, 12000 (12 bin) deriye yazılan ve İskender’in yakarak ortadan kaldırdığı bu Avesta’dır.

     Peki Kürtçe “Avesta” tamamen mi yok edilmiştir?

     Hayır!..

     Kürtçe “Avesta” ve “Eski Ahit” kitapları aynı sandığın içerisinde yer almaktadır. İskender orijinal metinleri, yani deri üzerine yazılanları yakmıştır.

     Ama papirüslere yazılan diğer Kürtçe metinler “Eski Ahit”le beraber Kutsal Ahit Sandığı’nın içerisinde saklı olarak durmaktadır.

     Bu sandık ise Yahudîler tarafından Kürtler’e emanet edilmiştir.

     Kürtler sandığı “yedi dağın” arasında, “yedi suyun” birleştiği yerde, “yedi ağacın” altına, yerin “yedi kat” içerisine yerleştirmişlerdir. 

     NERİNA AZAD

     3 HAZİRAN 2017

 

4578 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

3 Cevap Kürt Peygamberi Zerdüşt ve Zerdüştîlik

  1. adn gns dedi ki:

    bu yazı yazılırken kullanılan kaynaklar da yazılması gerekirdi. çünkü konu önemli ve yazılan çoğu bilginin akademik anlamda hiçbir değeri ve karşılığı yok.
    ikinci olarak avestanın kürtçe yazıldığı bilgisini yazar, hangi kaynaktan almış?, kürtçe yazılan Avesta şu an mevcut mu?

  2. Sedat Eroğlu dedi ki:

    Bu yazının çok azı doğru. Iyilik, doğa gibi şeyler doğru. En başta Zerdeşt’in Avesta’yı yazdığı doğru değil. Ve diğer bir sürü şey yanlış. Zerdeşt kendisine peygamber demiyor. Ahriman, sırat, ya da namaz gibi ritüeller onda yok. Yazar bu konuyu bilmiyor.

  3. Halis dedi ki:

    Kürtler Zerdüşt mü olsun?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir