1000 kişiden Demokrasi çağrısı: “Geleceğimizi karartan zihniyete karşı birlik olalım”

 

isediyani

1000 kişiden oluşan yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve siyasetçiler, Türkiye kamuoyuna “Yanyanayız, biraradayız” çağrısı yaptı.

 

     Toplumun farklı kesimlerinden oluşan 1000 (bin) kişi, Türkiye kamuoyuna “Yanyanayız, biraradayız” çağrısı yaparak, halkın geleceğini karartan bu anlayışı anayasallaştırmaya çalışan zihniyete karşı güçleri ortaklaştırma çağrısında bulundu. 

     İmzacılar, okudukları metinde herkesi ve her siyaseti “Türkiye’nin sürüklendiği tek adam rejimine, dayatmacılığa, partili devlete, demokratik hak ve özgürlüklerin tırpanlanmasına, savaşçı siyasete, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, toplumu kuşatan mağduriyetlere karşı seslerini ve güçlerini birleştirmeye” çağırdılar.

     İstanbul’daki Point Otel’de biraraya gelen, toplumun farklı kesimlerinden oluşan, laik cumhuriyetçilerden Müslüman muhafazakârlara, CHP, HDP milletvekillerinden AKP eski bakanlarına, her siyasetten, sağ, sol, Türk, Kürt, azınlık kanaat önderlerine, aydınlara, sanatçılara, yazarlara, akademisyenlere, bilim insanlarına, hukukçulara uzanan geniş bir yelpazede yer alan 1000 kişi, Türkiye’ye, “Yanyanayız, biraradayız” çağrısı yaptı.

     BİRLİKTEN DOĞAN GÜÇ

     Eski Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı Nesrin Nas’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda açılış konuşmasını yazar Oya Baydar yaparken, basın metnini oyuncu Tilbe Saran okudu.

     Ayrıca basın açıklamasına katılan ve söz alan imzacılardan siyasetçi Ahmet Türk, ANAP’ta milletvekilliği yapmış olan Abdülbaki Erdoğmuş, bir dönem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nde yargıçlık yapmış siyasetçi Rıza Türmen, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Aysel Çelikel, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Garo Paylan ve Hüda Kaya, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz, anayasa profesörü İbrahim Kaboğlu, feminist yazar Yasemin Bektaş ve KHK ile ihraç edilen akademisyen ve siyasetçi Nazır Cihangir İslam, yaptıkları konuşmalarda “ortak paydada biraraya gelmenin mümkün olduğunu” vurgulayan mesajlar verdiler.

     OYA BAYDAR: “BU MÜTEVAZİ BİR İLK ADIM”

     Açılış konuşmasını yapan yazar Oya Baydar, imzacıların 1000 kişi olarak duyurulduğunu ancak sayının giderek arttığını belirterek, bu metnin “Mütevazı bir ilk adım” olduğunu söyledi. Türkiye’nin vicdan ve adalet aşınmasına uğratıldığını belirten Baydar, “Siyasî, ideolojik ve inançsal farklılıklarımızı aşarak, adalet ve barış için biraraya gelme çağrısında bulunuyoruz” dedi.

     Burada biraraya gelenlerin arkasında herhangi bir siyasî parti kimliğinin olmadığını belirten Baydar, buraya birey olarak geldiklerini ifade etti. Karanlık ve güç dönemler yaşandığını kaydeden Baydar, “Birlikten doğacak güce ihtiyacımız var” tespitinde bulundu.

     “Çağrımız; vicdan ve adalet aşınmasına uğratılan ülkemizde, siyasî, ideolojik, örgütsel aidiyet, inanç, kimlik farklılıklarımızı aşarak; adalet için, barış ve demokrasi için, muktedirin zulmüne karşı mazlumun hukukunu korumak için bir araya gelme çağrısıdır” diyen Oya Baydar, “Hak ve hukukun egemen olduğu bir ülkede, cepheleşmeden, düşmanlaşmadan barış içinde yaşamayı arzulayanların ortak sesidir” şeklinde konuştu. “Arkamızda hiçbir parti, örgüt, siyasî odak yok. ‘Yanyanayız, biraradayız’ metninde imzası olanlar; parti / örgüt mensubiyetleriyle değil, bireyler olarak buradalar” hatırlatmasında bulunan Baydar, “Bu mütevazı bir ilk adım. Sonrası; bu gidişata hayır diyenlere, hepimize kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.

     TİLBE SARAN: “BİZLER KUTUPLAŞMAK, BİRBİRİMİZE DÜŞMANLAŞMAK İSTEMİYORUZ”

     Ortak basın metnini oyuncu Tilbe Saran okudu. “Yan yanayız, biraradayız” diyerek söze başlayan Saran, ortak yaşamı kurmak, korumak, geliştirmek için, siyasî parti, ideolojik aidiyet, inanç, dîn, mezhep, millîyet, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin 80 milyona seslendiklerini söyledi.

     “Bizler kutuplaşmak, birbirimize düşmanlaşmak, Türk – Kürt, dîndar – laik, Evet’çi – Hayır’cı diye bölünmek, onlar – bunlar diye ayrıştırılmak istemiyoruz” diyen Saran, inancımızı, dînimizi, dilimizi, kültürümüzü, hayat tarzımızı kendi seçtiğimiz gibi, özgür, eşit, korkusuz, huzur içinde yaşamak; birbirimize güvenmek, dayanışmak istediğimizi de belirtti. Saran, “Savaşa sürüklenmekten, çatışmacı ortamdan, nefret dilinden, hukuk ihlallerinden, haklarımızın özgürlüğümüzün kısıtlanmasından, can ve mal güvenliğinden, toplumun vicdanını yitirmesinden, ahlâk aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe duyuyoruz” dedi.

     Tek adam rejimine, partili devlete, adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı olduklarını belirten Saran, “Yüzbinlerce kamu çalışanını, siyasetçiyi, akademisyeni, medya, yargı ve güvenlik mensuplarını haksız, hukuksuz keyfî uygulamalarla, tutuklamalarla, baskılarla tasfiye eden despotik siyasetin yarattığı bütün mağduriyetlere HAYIR diyoruz!” dedi. “Geleceğimizi karartan bu anlayışı anayasallaştırmaya çalışan ve halk iradesini yok sayarak çiğnenmesini kabul etmiyoruz” diyerek konuşmasını sürdüren Saran, buna karşı acilen yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Hukuk ihlallerine yol açan OHAL’in kaldırılmasını, toplumun tümüne yayılan mağduriyetlere karşı adalet ve hukuk güvenliğinin sağlanmasını, meclisin yasama ve denetleme yetkisinin güçlendirilerek iadesini, hesap veren, anayasal, şeffaf devlet için kararlı adımlar atılmasını, gizli oy ve şeffaf sayım temelli sandık güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz.”

     Tilbe Saran, son olarak, korku, gerilim ve kutuplaştırma siyasetinden güç devşirenlere karşı, ülkenin geleceğinden sorumlu tüm yurttaşları, farklı kanaat önderlerini, sivil girişimleri, siyasî partileri güçbirliğine çağırdı. Saran, “Adaletli, hakkaniyetli, tarafsız ve bağımsız yargı ilkesine dayalı ‘hukuk devleti’nin, bölge halkları ve dünya ülkeleriyle eşit haklı işbirliğini gözeten barışçı bir siyasetin egemen kılınması için, güçlerimizi ortaklaştırmaya çağırıyoruz” çağrısında bulundu.

     AHMET TÜRK: “ORTAK AKLA İHTİYAÇ VAR”

     Basın açıklamasından sonra ilk olarak söz hakkı Mardin Eski Milletvekili Ahmet Türk’e verildi. Türk, burada demokratik çözüm için biraraya gelen vicdanlı insanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin ortak akla ihtiyacı olduğunu ve bu ortak aklı oluşturanların da vicdanlı insanlardan olması gerektiğini vurguladı.

     Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Türkiye’nin vicdanı sayılan insanların biraraya gelmesinin demokrasi adına önemli olduğunu belirterek, “Sorunların demokratik yollarla çözülmesi bir direnç, bir çabadır. Bu çabadan dolayı bu insanları kutluyorum. Türkiye’nin her zaman ortak bir akla ihtiyacı var. Farklılıkları şekillendiren bir duruşla gerçekleşir demokrasi. Ülkemizde birçok insan bu politikalarla bu ülkenin yönetilmeyeceğini gördü. Yanyana duruşun daha önemli olduğuna inanıyorum. Başarılar diliyorum. Yolumuz açıktır, açık olacaktır” dedi.

     ABDÜLBAKİ ERDOĞMUŞ: “TÜRKİYE ROTASINI DEMOKRASİ’DEN ÇEVİRMİŞTİR”

     ANAP Eski Milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş ise “Daha çok politikacıların tekrar ettikleri bir söz vardır: ‘Türkiye olağanüstü bir dönemden geçiyor.’ Bu süreçten geçemeden Türkiye olağanüstü bir ülke olmayı başarmıştır” sözleriyle başladığı konuşmasında, Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır demokrasi ülkesi olmayı hedeflediğini ama artık rotasını Demokrasi’den çevirdiğini kaydetti.

     Kanun devletinden geriye KHK’ler devleti kurulduğunu belirten Erdoğmuş, Türkiye’nin bir Suriye, İran olmadığını söyledi. “Türkiye’nin farklı unsurlarıyla yaşaması bir kaderidir” diyen Erdoğmuş, “Bizim birlikte olmamız bizim kaderimizdir. Bu beraberliği eşitlik, adalet ve Demokrasi içinde başarabiliriz” tespitinde bulundu.

     RIZA TÜRMEN: “BÜTÜN OTORİTER REJİMLERDE YAPILAN İLK İŞ, SİVİL ORTAMI ORTADAN KALDIRMAKTIR”

     Anayasa hukukçusu Rıza Türmen, Türkiye’nin durumunu özetleyen iki fotoğrafın olduğunu dile getirerek, “Bir tanesi Yüksel Caddesi’ndeki resim. İkinci simge ise Cumhurbaşkanı’nın AKP grubunda olması idi” yorumunu yaptı. “Bu çağrı metni bence önemli, çünkü insan olarak var olmanın, yaşamı sürdürmenin gerekli koşullarıyla iktidarın ülkeye dayattığı koşullar arasında bir gerginlik var” tespitinde bulunan Türmen, “Çünkü insan olmanın koşulları özgür olmaktan geçer. Hakları özgürlükleri kullanmanın başımıza dert açmayacağını bilmek adaletten geçer” şeklinde konuştu.

     Bugün yargı bağımsızlığının olmadığını ifade eden Türmen, “Bütün otoriter rejimlerde yapılan ilk önemli iş, sivil ortamı ortadan kaldırmadır. Demokrasi talebinin sivil toplumdan gelmesi ilerisi için bir umut kaynağıdır. Bu çağrının devamının gelmesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

     AYSEL ÇELİKER: “BU ANAHTARI KAYBETMEMELİYİZ”
   
     Prof. Dr. Aysel Çeliker, farklılıkların güçbirliği yapmasının çok önemli olduğunu ve bunun öteden beri istedikleri birşey olduğunu belirterek, “Ama biraraya gelemedik, bunu yapamadık. Kimliklerimizi hep ön planda tutmaya çalıştık” hayıflanmasında bulundu. “Hep beraber olduğumuz zaman böyle bir oranı yakalayabildik” tespitinde bulunan Çeliker, “Bu bizim için çok önemli bir anahtar oldu. Bunu kaybetmemeliyiz” uyarısında bulundu.

     “Eskiden savunduklarımızı savunmaya devam edersek bir yere varamayacağımızı anladık” değerlendirmesini yapan Aysel Çeliker, “Tekrar Demokrasi’yi kuracak bir irade istiyoruz” ifadelerini kullandı.

     ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU: “YA ATEŞ ÇUKURU YA DA CENNET ÜLKE”

     Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu ise yaptığı konuşmada Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu dile getirerek, “Türkiye çok tehlikeli bir yere geldi” tespitinde bulundu. Hak ve adalet umdelerinin önemine değinen Gergerlioğlu, bunların ortadan kalktığı bir ülkede Demokrasi’den de söz edilemeyeceğine işaret etti.

     “Bugün önemli bir çağrı yapılıyor” diyen Gergerlioğlu, “Kimliklerinizi bir kenara bırakmayın ama demokrasi diyerek biraraya gelin” çağrısında bulundu. Gergerlioğlu son olarak şu önemli uyarıda bulundu: “Ya bu kutuplaşmayı kabul ederek ateş çukuruna düşeceğiz, ya da biraraya gelerek Cennet gibi bir ülke oluşturacağız.”

     RAKEL DİNK: “KENDİNE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BAŞKALARINA YAPMA”

     Katledilen gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ise şunları söyledi: “Kimliklerimizi ön plana çıkarmaya heveslendik. Kim neden kimliğini ön plana çıkarmak istesin ki? ‘Sana ne yapılmasını istiyorsan sen ona öyle yap.’ Bu söz üzerine çok düşünürüm. Kararlarımda, davranışlarımda bunu düşünürüm. Bana ne yapmak istiyorsanız ben size öyle davranırım.”

     SEZGİN TANRIKULU: “BİRARADA OLMAK ZORUNDAYIZ”

     CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, birarada olmak zorunda olduklarını ifade ederek, “Bir arada yaşamak zorundayız. Türkiye için önemlidir. Buradaysak yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı. 

     HÜDA KAYA: “ÖNCE İNSAN OLMALIYIZ”

     HDP Milletvekili Hüda Kaya da aynı şekilde birarada yaşamak istediklerini dile getirerek, “Birarada yaşamaktan başka bir şansımız yok. İstemediğimiz bir şeyi başkasına dayatmamalıyız. Önce insan olmalıyız” dedi.

     GÜLRİZ SURURİ: “DEMOKRASİ İSTEYENLER YÜZDE 60’LARDA”

     Tiyatro oyuncusu Gülriz Sururi ise, 16 Nisan ile Türkiye’de Demokrasi isteyenlerin yüzde 60’ların üzerinde olduğunun görüldüğünü söyledi. 

     İBRAHİM KABOĞLU: “TEK KİŞİNİN BEKLENTİLERİ UĞRUNA HERŞEY MÜBAH OLDU”

     Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da yaptığı konuşmada, “Biz 90’lı yıllara girdiğimiz zaman şöyle bir farklılaşma çıktı aramızda; ifade özgürlüğü denildiğinde AP ne yaptı? Cezalandırılmayı esas aldı. Derken bu kez yayınlanmayan kitap toplatıldı. Bugün ise 16 Nisan geride kaldı ama niyet sorgulanması yapılıyor. ‘Şu başlığı neden attın?’ gibi terörle bağlantı aranıyor. Hukuk devleti bir yana, tek kişinin beklentileri uğruna her şey mubahtır aşamasına gelindi” değerlendirmesinde bulundu.

     Parti devletinden çok, kişinin partisine ve devletine doğru gidişin sözkonusu olduğunu savunan Kaboğlu, “Bu tehlike karşısında farklıkların gücünü kabul edersek Anayasa’yı, 16 Nisan öncesi konuştuğumuz anayasal koşulları konuşabiliriz. Fiili durum dün başladı. ‘Huzur olmadan OHAL kalkmayacak’ diyor. Peki, kimin huzuru? Bunun için gerekli birikimler var sivil toplum örgütlerinde. Sahip olduğumuz birikimleri esas güç olarak bunun farkına varmalıyız” dedi.

     1000 KİŞİLİK ÇAĞRI METNİ

     Çağrı metnini kaleme alan 1000 kişiden bazıları şunlar:

     Abdülbaki Erdoğmuş (ANAP Eski Milletvekili), Abdullah Demirbaş (Diyarbakır Sur Belediye Eski Başkanı), Ahmet Faruk Ünsal (MAZLUMDER Eski Genel Başkanı), Ahmet İnsel (Akademisyen ve Yazar), Ahmet Türk (Eski Milletvekili), Akın Birdal (İHD Eski Başkanı), Ali Bayramoğlu (Gazeteci – Yazar), Ali Nesin (Akademisyen), Ali Sirmen (Gazeteci – Yazar), Altan Öymen (Gazeteci – Yazar), Aysel Çelikel (ÇYDD Başkanı), Ayşenur Arslan (Gazeteci – Yazar), Barış Yarkadaş (CHP İstanbul Milletvekili), Baskın Oran (Akademisyen ve Yazar), Berrin Sönmez (Aktivist ve Yazar), Binnaz Toprak (CHP Eski Milletvekili), Cafer Solgun (Gazeteci – Yazar), Celal Yıldırım (TÜSES YK Başkanı), Celalettin Can (78’liler Vakfı), Cihangir İslam (Akademisyen ve Yazar), Erdal Atabek (TTB Merkez Konseyi Eski Başkanı), Erendiz Atasü (Akademisyen ve Yazar), Ergun Özbudun (Akademisyen ve Yazar), Ertuğrul Günay (Kültür ve Turizm Eski Bakanı), Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti Kurucusu, Başbakan Eski Yardımcısı), Eşber Yağmurdereli (Senarist ve Yazar), Fatma Bostan Ünsal (AK Parti Kurucusu), Fikri Sağlar (CHP Mersin Milletvekili), Filiz Kerestecioğlu (HDP İstanbul Milletvekili), Genco Erkal (Sanatçı), Gülriz Sururi (Sanatçı), Hakan Aygün (Gazeteci – Yazar), Hasan Cemal (Yazar), Hasip Kaplan (HDP Eski Milletvekili), Haydar Ergülen (Şair – Yazar), Hüda Kaya (HDP İstanbul Milletvekili), İbrahim Sediyani (Gazeteci – Yazar), İlhan Cihaner (CHP İstanbul Milletvekili), İlhan Tekeli (Akademisyen ve Yazar), Kazım Güleçyüz (Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni), Levent Gültekin (Yazar), Mehmet Bekaroğlu (CHP İstanbul Milletvekili), Melda Onur (CHP Eski Milletvekili), Meral Danış Beştaş (HDP Adana Milletvekili), Mithat Sancar (HDP Mardin Milletvekili), Murat Belge (Akademisyen ve Yazar), Musa Çam (CHP İzmir Milletvekili), Müjde Ar (Sanatçı), Necmiye Alpay (Dilbilimci, Akademisyen ve Yazar), Nesrin Nas (ANAP Eski Genel Başkanı), Nil Mutluer (Yazar), Nimetullah Erdoğmuş (Diyarbakır Eski Müftüsü, HDP Diyarbakır Milletvekili), Nuray Mert (Gazeteci – Yazar), Orhan Alkaya (Sanatçı), Osman Baydemir (HDP Şanlıurfa Milletvekili), Oya Baydar (Akademisyen ve Yazar), Ömer Faruk Gergerlioğlu (Doktor, Yazar, MAZLUMDER Eski Genel Başkanı), Rakel Dink (Hrant Dink’in Eşi, Hrant Dink Vakfı YK Başkanı), Raşit Tükel (TTB Merkez Konseyi Başkanı), R. İhsan Eliaçık (Yazar), Rıza Türmen (CHP Eski Milletvekili, AİHM Eski Yargıcı), Rojin (Sanatçı), Seline Doğan (CHP İstanbul Milletvekili), Serra Yılmaz (Sanatçı), Sezgin Tanrıkulu (CHP İstanbul Milletvekili), Şenal Sarıhan (CHP Ankara Milletvekili), Şevket Pamuk (Akademisyen ve Yazar), Taner Akçam (Akademisyen ve Yazar), Tarhan Erdem (Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı, CHP Eski Genel Sekreteri), Tarık Ziya Ekinci (Siyasetçi, Doktor, Yazar), Tilbe Saran (Sanatçı), Türkân Elçi (Tahir Elçi’nin Eşi, Öğretmen), Ufuk Uras (Eski Milletvekili ve Yazar), Ümit Kıvanç (Yazar), Yasemin Çongar (Gazeteci – Yazar), Yiğit Gülöksüz (Akademisyen ve Yazar), Zeynep Altıok (CHP İzmir Milletvekili), Zeynep Oral (Yazar), Zeynep Tanbay (Dans Sanatçısı), Ziya Halis (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı), Zuhal Olcay (Sanatçı), Zülfü Livaneli (Sanatçı).

     AJANSLAR

     31 MAYIS 2017

 

677 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir