Alman – Kürt Hukukçular Derneği’nin yıllık genel kurulu Frankfurt’ta yapıldı

 

isediyani

Alman – Kürt Hukukçular Derneği’nin yıllık genel kurulu Frankfurt’ta yapıldı…

 

 

     Kısa adı DKJV olan Alman – Kürt Hukukçular Derneği (Kürt. Komela Huquqnasên Cermen – Kurd; Alm. Deutsch – Kurdische Juristenvereinigung e. V.), yıllık genel kurulunu Almanya’nın Hessen eyaletinin Frankfurt (Alm. Frankfurt am Main) şehrinde gerçekleştirdi. İki gün (20 – 21 Mayıs) süren genel kurul sonucunda yeni yönetim belirlendi.

     Frankfurt’un Niedbau semtindeki Saalbau adlı salonda gerçekleştirilen ve Kürt, Türk ve Alman medyasından yalnızca Sediyani Haber’in takip ettiği genel kurula Almanya’daki Kürt avukatlar Aygül Aşkın Gezici, Zozan Arslan, Gülbahar Işık, Jusra Esmahil (= Yüsra İsmail), Pınar Uçar, Doruntina Rama, Besra Güler, Ali Sayan, Fisal el- Ali, Mikail Uçan, Atilla Zengin, Jian Badrakhan (= Jiyan Bedirxan), Ferhat Akman, Serhat Demir, Mehmet Faruk Çelik, Mohammad Abdulkader (= Muhammed Abdulkadir), Taher Habib (= Tahir Habib), Ali Saad el- Dine (= Ali Saddeddîn), Necdal Dişli ve Rezan Sobil katıldılar.

     DÖRT PARÇA KÜRT COĞRAFYASINDAKİ HUKUKÎ DURUM İLE İLGİLİ BİLGİ SUNULDU

     Genel kurulun ilk günü panel ve bilgilendirme konuşmaları şeklinde eda edildi. Açılış ve selamlama konuşmasını DKJV Başkanı Av. Serhat Demir’in yaptığı oturumda, ilk önce misafir hukuk derneklerinden biri ve kısa adı YASA olan Araştırmalar ve Hukukî Danışmanlıklar İçin Kürt Merkezi (Kürt. Navenda Kurdî J’Bo Rawêjkarî û Cibecikırına Huquqî; Alm. Kurdisches Zentrum für Studien & Juristische Beratungen e. V.) adına Jian Badrakhan söz aldı. Badrakhan, eski adı Rojava / Kürdistan olan ama PYD yönetiminde şimdiki adı Kuzey Suriye yapılan coğrafyadaki hukukî uygulamaları ve politik durumları irdeleyen bir konuşma yaptı. Badrakhan, konuşmasını Kürtçe olarak yaptı.

     Daha sonra kısa adı VEJ olan Ezidî Hukukçular Derneği (Kürt. Komela Huquqnasên Ézidî; Alm. Verband Ezidischer Juristinnen und Juristen) adına söz alan Necdal Dişli ise, Ezidîlik dîni ve Ezidîlik’in insan hakları ilkeleriyle örtüşen deyimlerini sundu ve sorulan sorulara cevap verdi. Dişli, konuşmasını Almanca olarak yaptı.

     Daha sonra öğle yemeği için bir saatlik ara verildi.

     KÜRDİSTAN FEDERE DEVLETİ ÖRNEK BİR DEVLETLEŞME SÜRECİ YAŞIYOR

     Yemekten sonra söz alan DKJV Üyesi M. Faruk Çelik, iki Alman arkadaşı ile yakın zamanda Azad Kürdistan (Kürdistan Federe Devleti) topraklarına yapmış olduğu 5 haftalık seyahatinden gözlem ve izlenimlerini paylaştı. Azad Kürdistan’daki hukukî uygulamalar ile adil ve demokratik yönetim anlayışı ile ilgili olarak verilen bilgide, Azad Kürdistan’da bir yandan kahraman Pêşmerge düşmana ve dış saldırılara karşı azîz vatanı savunurken, bir yandan da tüm Ortadoğu’ya model olacak demokratik ve adalet temelinde bir devlet modelinin hayata geçirildiği vurgulandı. Azad Kürdistan’da yapmış olduğu gözlemde hırsızlık olaylarının hiç olmamasını takdirle anlatan Çelik, Azad Kürdistan’da dükkân sahiplerinin namaza giderken dükkânlarını açık bıraktıklarını belirtti. Cuma namazları vaktinde bütün esnaf namaza gittiği için dükkânların boş olduğunu ve fakat açık olduklarını özellikle belirten Çelik, tamamen açık olmasına ve içeride hiç kimse bulunmamasına rağmen bir tane bile hırsızlık olayının yaşanmadığını kaydetti. Çelik, bağımsızlık ve devletleşme yolunda emin adımlarla yürüyen Kürdistan Hükûmeti’nin ve Sayın Mesud Barzanî’nin bu mücadelede en büyük başağrısının Erbil (Hewlêr) ve Süleymaniye arasındaki “iki başlılık” olduğunu kaydetti. Çelik, konuşmasını Almanca olarak yaptı.

     İlk günkü son konuşmacı ise misafir hukuk derneklerinden biri ve kısa adı MAF – DAD olan Demokrasi ve Uluslararası Hukuk İçin Dernek (Kürt. Komel J’Bo Demokrasi û Huquqa Navnetewî; Alm. Verein für Demokratie und Internationales Recht e. V.) üyesi Besra Güler idi. Besra Güler yaptığı konuşmada, 1990’larda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi “insan hakları ihlali” nedeniyle çoğu kez para cezasına çarptırdığını hatırlattı. “Son yıllarda ihlaller azalmıştı. Ancak Haziran 2015 seçimlerinden sonra Türkiye top ve tanklarla bu kez şehirleri yerle bir etti” sözleriyle konuşmasını sürdüren Güler, Diyarbakır (Diyarbekir)’ın Sur semti, Silvan (Miya Farqîn), Cizre (Cezire Botan), Şırnak (Şehr-i Nûh), Yüksekova (Gever), Nusaybin (Nûsêybîn) gibi Kürt şehirlerinin, insanların yaşam ve yerleşme hakları hiçe sayılarak yakıp yıkıldığını ve yerle bir edildiğini belirtti. “Yüzlerce insanı bodrumlarda yaktılar, yüzbinlerce insanı göçe zorladılar” diyen Besra Güler, “Türkiye’nin bu insanlığa karşı işlemiş olduğu suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mâhkemesi’nde yargılanmasını istiyoruz ama bu şimdilik yasal olarak mümkün görünmüyor. Çünkü Türkiye, Uluslararası Lahey Ceza Mâhkemesi’nin yetkilerine imza koyan taraf ülke değildir. Ancak üye olan bir ülkenin Türkiye’yi şikâyet etmesi üzerine dâvâ açılabilir Türkiye hakkında. Bizler MAF – DAD olarak Avrupa’da Kürtler’in mazlumiyetini haykırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Güler, konuşmasını Almanca olarak yaptı.

     YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ

     İkinci gün ise Alman – Kürt Hukukçular Derneği (DKJV) genel kurul seçimleri yapıldı. Yapılan seçim sonucunda kısmî yönetim değişikliği şekillendi. DKJV Başkanı Serhat Demir yeniden başkan seçilirken, yönetimi kurulu ve danışma meclisi şu şekilde oluştu:

     Başkan: Serhat Demir

     Başkan Yardımcısı: Rezan Sobil

     Başkan Sözcüsü: Kai Bekos

     Muhasebe ve Sayman: Doruntina Rama

     Yazman: Leyla Abay

     Danışma Meclisi: Pınar Uçar, Ali Sayan, Ferho Akman.

     Yeni yönetim kuruluna seçilenler eski yönetime teşekkür ederek görevi ve bayrağı devraldılar ve uluslararası alanda mazlumların sesi, ezilenlerin kimsesi olarak hak ve hukuk mücadelesini yükselteceklerini beyan ettiler.

     İbrahim Sediyani

     SEDİYANİ HABER / FRANKFURT

     21 MAYIS 2017

 

614 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir