Değerli Okuyuculara Bir Sitem(im)

 

Mahmut Eldiyar

 

 

 

 

 

     Rahmân ve rahîm olan Allahın adıyla..

     Müslümanlık’ı kendine şiâr edinen bütün Müslüman kardeşlerime sitemimdir. İslam coğrafyasında İslamî yayın yapan bütün site takipçilerine kardeşçe bir serzeniştir.

     Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, yanlış anlaşılmamak adına ilk yazımın olmasını isterdim. Gerçi diğer yazar arkadaşlarla kıyaslandığımda birçoklarına göre ilk yazımdır. Hani, bazen bir misafir yazar gibi birkaç satır karaladığımızdan ve köşelerinde sürekli yazan arkadaşlarla kıyaslandığımız vakit kendimizi yazar vasfıyla nitelendirmenin bile abes kaçacağı varsayımıyla okurlar tarafından fazla tanınmama rahatlığıyla cesaretleniyor ve bu satırları karalıyorum.

     Gerek Ufkumuz olsun gerekse diğer siteler olsun, var olan birikimli, tecrübeli yazar kadrolarına göre hak ettikleri ilgiyi okuyucuları tarafından almadıklarına inanıyorum. Benim özelim olan Ufkumuz sitesinin de yine siz değerli okurlarımız tarafından hak ettiği ilgiyi görmediğine kanaat getirerek bu yazıyı yazdım. “Yerelden Evrensele” sloganıyla yayın hayatına başlayan Ufkumuz sitesi, takip edilme noktasında yereli çoktan aşmış, yazar kadrosuyla – tüm içtenliğimle söyleyebilirim ki – yayında bulunan sitelerin içinde en donanımlı yazar kadrosuna sahip sitelerden bir tanesidir. “Yayın politikası olarak yereli aşmış mı? Eksiği var mı, yok mu?” noktasına değinmeyeceğim. Çünkü bu soruları da yazımın muhataplarına bırakarak asıl konuya girmek istiyorum.

     * * *

     Değindiğim üzere yazar kadrosu olarak bu kadar donanımlı bir sitenin okurlarından da aynı donanımı görmek isterdim. Editörlerden aldığım bilgiyle sitenin ve yazıların genel takip oranlarını baz aldığımızda, okurların katılımdan bu kadar uzak olmalarına anlam vermek mümkün değildir.

     Sizlere, Ufkumuz’un yazar kadrosunun, yazarken her birinin kullanmış olduğu yazma stilleriyle yazmak isterdim ama öyle bir yeteneğim yok. Sizlere İslam coğrafyasında yayın yapan bütün sitelerin editörleriyle tek tek resim çekip, görüşlerini alarak, Sediyani gibi sıkıntılarını tek tek kelimelere dökerek çağdaş bir seyyah gibi belgelendirmek isterdim. Ya da Zeki Savaş gibi kitapların derin soluklarından gelen anlamları, onun gibi bir çırpıda okunacak seviyeye getirerek, anlamın kolaylaşmasını sağlayıp derin bilgi verecek şekilde, ya da özgür bir başkaldırı yapıp Azad Serhildan gibi bazen sisteme, bazen size, bazen bize, bazen eksiklere başkaldırı gibi vurgu yapacak şekilde, ya da Feraşini gibi anlaşılmak, anlamak için dengelerin sarsıcı etkisinden bahsedecek şekilde, ya da Yakup Aslan gibi çıtayı yükselterek İran’dan Afganistan’a, Kürt ve İslam coğrafyasını da işin içine katarak uzun soluklu yazabilseydim. Ya da İrfan Burulday gibi kelimelerin dilini akademik düzeyden çıkarıp güncel anlamlar katarak yazabilseydim. Fikri Amedi gibi bazen içe bazen dışa Allah rızası için yazıp muhasebeye çeken, düşünerek yol almaya vesile olacak bir şekilde yazabilseydim. Ya da Seydayê Naim gibi İslam’ın has kaynaklarına inip ilmin bereketlerini sunan bir tarzda yazabilseydim. Ya da Şakirê Koçer ve Ahmet Meroğlu gibi coğrafyanın sıkıntılarını anlatır gibi “gerçeğin bir yüzünün de kaale alınmamak mı?” diyebilseydim. Ya da bu değerler hazinesine yeni katılan, öze dönüş için ve özün anlaşılmasını sağlayacak, öz meselelere göre Sinan Kara’nın diliyle yazabilseydim. Ya da konuk yazarlar olarak siteye katkı sağlayan, ayrı bir renk, ayrı bir güzellik katan, farklı tatlarda, farklı birikimlerle, değişik çizgilerle yazabilseydim. Ufkumuz’u aile sitesine çeviren, gerek yazılarla destekleyen gerekse yorumlarıyla katkıda bunun Pala Ailesi gibi yorum veya makalelerimle derdimi anlatabilseydim. Bu kadar seçeneğin içinde son olarak Necmi kardeşimiz gibi cümlelerin diğer anlamlarına dalıp bazen edebî bazen hicivsel bir dille sizleri sanal ekranda dürterek veya titreşimlerle sizi, bizi kendimize getirecek bir stilde yazabilseydim…

     Her emeğin bir karşılığı vardır. Hele hele bu emek Allah rızası içinse daha fazla karşılığı olmalıdır. Siteleri yürütmek göründüğünden daha zor bir iştir. Basit bir kes yapıştır işi değildir. Sitelere gönderilen bir yazının okunması, bir haberin yanlış anlamalara gelmemesi için dikkat edilen noktaları, haber, yazı, röportajlara anlam katan resimlerin seçilmesi, yazı ve resimlerin internet ortamına aktarılması ve son olarak yapılan her değişikliğin, eklenen her haber ve yazının okunulacak şekilde düzenlenilmesi basit bir olay değildir. Buna rağmen bu meşakkati hiçbir ücret almadan emr-i bi’l- mâruf ve nehy-i ani’l- münker emrince size ulaştırmak için binbir zahmetle zamanlarından, ailelerinden feragat eden bu kardeşlerimize iki cümlelik bir yorumla destek çıkma gayretini gösteremez miyiz? Bu, kardeşlerimizin üzerimizde olan bir hakkı değil mi? İşte bu hak onlar gibi fazla zahmet çekmemize gerek kalmadan birkaç cümlelik veya inanın kelimelerle ödeyebileceğimiz bir haktır. Bu hakkı Allah rızası için çok mu görüyorsunuz / görüyoruz. Yapacağınız her katkı onların emeklerine başka bir güzellik katacaktır. Onlar kendilerini yazmak için mesul hissediyorlarsa bizler, yazmayanlar ise kendimizi katkı yapmak için mesul hissetmeliyiz / hissetmelisiniz. Bu katkı bir katılımcı olarak yeri geldiğinde eleştirerek, yeri geldiğinde fikir paylaşarak, yeri geldiğinde fikir beyan ederek sağlanır.

     Arkadaşlar, kardeşler!

     Belki değindiğim konuyu fazla önemsemiyor olabilirsiniz. Ama inanın bir kitap yazarı kitabının satışından memnuniyetlik duyuyorsa, bir yönetmen filminin izlenmesinden memnuniyetlik duyuyorsa, kanaatim de odur ki; bir köşe yazarı da yazılarına yapılan yorumlarla memnun oluyordur. En azından bu şekilde emeğinin, çabasının sonucunu, mesajının iletildiğini öğrenmiş olacaktır.

     Değerli okurlar!

     Daha güzel bir site arzuluyorsanız sizin katılımcı olmanız kesinlikle şarttır. Bir haberi siteye uygun görmediğinizde yorumlarınızla eleştirerek katılımcı olun ki, istediğiniz bir site meydana gelsin. Yazar kardeşlerimizin fikrini benimsemeyebilirsiniz, yorumlarınızla eleştirip katılımcı olun ki yazar da karşısındakini, muhatabını tanısın, yeri geldiğinde muhatabına göre yazmasını da bilsin, muhatabın farklı şekillerde görmesine yardımcı olsun.

     Allah’ım şahîd olsun ki, bunu kendi nefsim için yazmadım. Şimdiye kadar yazdığım bir yazının okunmasını, yorumlanmasını inanın kendine dert etmiş biri değilim. Ama Râbbim’den dileğim odur ki; adımızın önemsizliğine bakılmadan tüm okurlar bu yazıyı okur ve okuyan herkes içeriğindeki mesajı Allah rızası için anlar. İyiliklere vesile olması ve iyiliklerin çoğaltılması, yapılan güzelliklerin daha feyizli yapılması, emeklerin karşılıksız kalmaması, hakkın daha güzel haykırılması, hakikatlerin daha güzel anlaşılmasına vesile olması dileğiyle.

     Allah hepinizden razı olsun.

     Selam ve duâ ile.

     UFKUMUZ

     18 MART 2012

ufkumuz

929 Total Views 3 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir