Avrupa Kupası’nı Bir Kürt Hangi Duygularla İzler?

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

     “İhtişam bakışındadır” derdi Ali Şeriatî, “baktığın şeyde değil.”

     Baktığın şeyden çok, nasıl baktığın önemlidir zirâ. Bakmayı bilmektir görmeyi sağlayan.

     Her gören bakmaz; her bakan da görmez. Göz görmezse, kalp de kilitlenir beyin de. Ne akıllı insan tamdır, ne de iyi insan. Güzel bakmasını bilen, güzel olanı görebilendir kendini kurtaran.

     Neye baktığın değil, nasıl baktığın önemlidir. “Bakmak” ile “görmek”, aynı şey değildir.

     İnsan vardır, dünyayı önüne sersen birşey görmez, alıp da dünyayı dolaştırsan, ülke ülke gezdirsen, farklı dîn, mezhep, ırk, kavim, dil ve kültürlerle tanıştırsan, o yine de aynı cahil, ırkçı ve kafatasçı olarak kalır. İnsan vardır, küçük bir köyün içinde gezegenler keşfeder, yürüdüğü dar bir sokakta dünyalar bulabilir, yorumsuz bakan çocukların gözlerinde denizler, okyanuslar, hedefsiz uçan kuşların kanatlarında dağlar, iklimler görebilir.

     İnsan vardır, şehirlerin tüm kütüphanelerini dolaştırıp yüzlerce cilt kitaplar okutsanız da, o yine de en basit hakikatleri kavrayamaz. İnsan vardır, o hakikatleri bir futbol turnuvasını izlerken bile kavrayabilir.

     * * *

     Fransa’da organize edilen UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası, tüm heyecanıyla devam ediyor.

     Ben Almanya’da yaşıyorum ve Almanya’yı destekliyorum. İnşallah Almanya kupayı alır. Ayrıca Alman milletini çok seviyorum ve Alman devletine son derece bağlıyım. Size veya başkalarına ne kötülük yaparlarsa yapsınlar, ben yine de Alman devletimin yanındayım, destekliyorum. Niye mi? Kardeşim, adamlar yol yaptı be, yol! Hem de beş şeritli otobanlar.

     Mizahı geçelim, konumuz ciddî ve hayat şaka kaldırmıyor…

     “Futbol asla sadece futbol değildir” derken galiba yüzde yüz haklıydı, Simon Gad Kuper.

     Kendisini gayet iyi anlayabildiğimi söyleyebilirim. Bir insan ki Uganda doğumlu ve fakat Güney Afrika kökenli ve binaenaleyh Britanya vatandaşı ve netekim Yahudî ise, kimbilir maçları izlerken futbol dışında daha neler düşünmüş, maçları hangi duygularla izlemiştir? Öyle olmasa, böyle boyundan büyük laf eder mi?

      Peki bir Kürt neler hisseder? Şu anda oynanmakta olan ve devam eden Avrupa Kupası’nı meselâ, binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip, dünyanın en zengin dillerinden biri olup tam dört lehçesi bulunan Kürtçe’yi konuşan, ülkesi medeniyetin beşiği olan bereketli Mezopotamya havzası üzerinde yer alan, 60 milyonluk bir millet oldukları halde en basitinden bir statüye dahi sahip olmayan, yaşadığı coğrafyanın ismi bile haritalarda yazılmayan, 60 milyonluk bir millet oldukları halde daha odur anadilde eğitim mücadelesi veren, kimliksiz ve statüsüz Kürt neler hisseder?

     Zihni işgal edilmiş ve beyni ideolojilerle zehirlenmiş bir Kürt, köle Kürt olduğu için, fazla birşey düşünmez kanımca, aklına pek birşey gelmez. Çok çok, İslamcı Kürt “Futbol haramdır” deyip televizyonu kapatır, Solcu Kürt de maçı seyrederken çimlerin “ekolojik” olup olmadığını düşünür.

     Velakin Allah-û Teâlâ’nın ihsan ettiği akıldan biraz olsun nasibini almış, aklı başında her Kürt şunu düşünür:

     Benim sadece bir vilayetimle, örneğin Adıyaman vilayetimle eşit olan 300 bin nüfûslu İzlanda bağımsız bir ülke olarak kendi ismiyle ve bayrağıyla boy gösterirken, benim niçin en alt kademeden dahi olsa hiçbir statüm yok?

     300 bin nüfûslu İzlanda’nın bağımsızlığı ve bayrağı varken, 3 milyon nüfûslu Arnavutluk’un varken, 4 milyon nüfûslu Hırvatistan’ın, 5 milyon nüfûslu Slovakya’nın, 8 milyon nüfûslu Avusturya’nın, 9 milyon nüfûslu İsveç’in, 10 milyon nüfûslu Portekiz’in, 11 milyon nüfûslu Belçika’nın, 20 milyon nüfûslu Romanya’nın varken, 60 milyon nüfûslu Kürtler’in neden hiçbir statüsü yok?

     60 milyon olup da, bırakın bağımsızlığı, hatta bırakın federasyon veya özerkliği, en ufak bir statü dahi kazanmamış, 60 milyon olup da daha odur anadilde eğitim mücadelesi veren başka bir halk var mı batsın bu dünyada?

     Dikkatinizi çekti mi, bilmem: Avrupa Kupası’nda İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda var. Bunlar ülke değil, biliyor musunuz? Üçü de aynı ülkenin takımı. Bunlar, ismi Büyük Britanya Krallığı olan bir ülkenin üç farklı bölgesi.

     Siz hiç ülkenizin, vatandaşı olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti adlı devletin, herhangi bir uluslararası turnuvaya üç ayrı takımla, örneğin Türkiye, Kürdistan ve Lazistan olmak üzere üç takımla katılacağını hayâl edebilir misiniz? Böyle birşeyi tasavvur bile edebilir misiniz?

     Ve biliyor musunuz, kardeşlerim, biliyor musunuz, İngiltere ile Galler aynı grupta ve biribirleriyle maç yaptılar yaa, maç yaptılar!

     Onlar ve biz… İki toplum arasındaki “medeniyet farkı”na bakıp üzerinde biraz tefekkür etmenizi salık veririm.

     Bizde herşey “Tek ırk, tek dil, tek mezhep” iken, onlarda böyle. Fakat Müslüman’ız, elhamdülillah. Onlar ise gâvur oldukları için Cehennem’e gidecekler, azîz dîn kardeşlerim.

     Azıcık dahi olsa aklı olan, birazcık da olsa aklı başında olan her Kürt, bir de şunu düşünür, Avrupa Kupası maçlarını izlerken:

     “Biz bütün sınırlara karşıyız” ve “Kendi ulus devletimizi kurmadan da özgür ve eşit olabiliriz” diyen İslamcı ve Solcu Kürt siyaseti, içi boş yalanlarla süslü bir hayâl dünyasında yaşıyor.

     Çünkü dünyada herkes kendi millî kimliğiyle varlık gösteriyor. Kendi ulus devletini kurmadan diğer uluslarla asla ve asla eşit olamazsın, hatta onlarla kardeş bile olamazsın!

     Zirâ Avrupa Kupası, Asya Kupası, Dünya Kupası ve Olimpiyat Oyunları gibi uluslararası spor organizasyonlarına veya Avrupa Birliği, Asya Birliği, NATO, ASEAN ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası teşkilâtlara hiç kimse “Ümmet” veya “Halklar” ismiyle katılmıyor.

sediyani@gmail.com

     TARAF GAZETESİ

     22 HAZİRAN 2016

avrupa kupası kürtler

3362 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

10 Cevap Avrupa Kupası’nı Bir Kürt Hangi Duygularla İzler?

  1. Rabia dedi ki:

    Evet ben bir Kürd olarak bu maç sırasında neler hissetim: Bu gün Londa’nın tarihi yerleri gezerken hep benim tarihim aklıma geliyordu. Kendi kendime diyordum ” Millet kendi tarihini ne güzel koruyor, bizim ki ise yok ediliyor” ve bu bana ciddi bir ısdırap yaşatıyordu o Londra’nı tarihi yerlerini gezerken. Aklıma bu yazının bir çok cümleleri çalkalanıyordu:( neden bende herkes gibi bir statüye sahib değilim, bir ismim yok, bir bayrağım yok…

  2. deniz alpata dedi ki:

    hirda hicmi suç aramiyon . Hangi kürdün içinde bir kurdistan sevdası yok ki hep yazılarında kürtlere sitem ediyon.

  3. H. Duran dedi ki:

    Bu gün seni bi daha keşfettim abi.

    Allah senden razı olsun.

    Meyve veren ağaç taşlanır ama sen hep güçlü oldun.

  4. Tuj Mirkut dedi ki:

    On numara Sediyani tespiti..

  5. Ademdavut Can dedi ki:

    Okunası bir yazı, eline yüreğine sağlık.

  6. eminfuat dedi ki:

    Her biji momoste.

  7. Dr.KASIMLO dedi ki:

    Sayın mesut Barzani Kürtlere ne demişti: ARKADAŞ OLURSANUZ KURDİSTANİ KURARİZ DEDİ. .. AMA DİKKAT EDİN KİM KOSTEK OLUYOR KEMALİSTLERİN SÖZDE SOLCULARIN TASERONU PKK HDP PYD ÖCALAN DEĞİL Mİ HA BİDE İRAN ESAD ÇALIŞAN PKK YPG GORAN YNK VAR. BİZ BUNLAR TAVİR KOYMADİKCA BUNLAR AZITACAK ARTİK KÜRTLER BU KURDİSTAN DUSMANLARİNA OY VERMEMELİ…BU ÖCALAN TC NİN HİZMETİNDEYİM DEMEDİ Mİ BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKARSANIZ GÖREVİ İYİ YAPIYOR. ALLAH KÜRTLER İN YARDİMCİSİ OLSUN…

  8. İbrahim Çolak dedi ki:

    Meyve veren ağaçmış. Ben Kürt halkının özgürlüğü için savaşmış ve ağır bedel ödemiş biri olarak sen ve senin gibileri kınıyorum. Avrupa kupalarında veya devletlerarası herhangi bir müsabakada bir Kürt takımı olmadığı icin yoksul ülkelerin takımlarını tuttuğunu farkettiginde gözyaşı dökmüş biri olarak seni kınıyorum. Statü Kürt güçlerinin tukaka edilmesiyle degil, güçlerine güç katılarak elde edilir. Ama sen güç vermediğin, o gücün içinde yer alıp birlik oluşturmadığın için statüsüz kaldık. Bunu da biliyor muydun? Bilmiyorsan hatırlatıvereyim, Kürtlerin özgürlüğü için mücadele verenler bu 60 milyonun kaçta kaçı acaba?

  9. Mustafa Karaaslan dedi ki:

    Merhaba İbrahim bey,

    Uzun zamandır sizden böyle etkili bir yazı bekliyordum doğrusu, sizin bugünkü Taraf Gazetesi’nde çıkan yazınızı okuyunca, ruhumun derinliklerinde tekrar kendimi buldum, Kürtler’in şu ümmet ve ideolojik saplantılarını aşmadan adam olacaklarını zan etmiyorum.

    Uzun zamandır sizin tespitleriniz temelinde canhıraş bir şekilde bunu anlatmaya çalışıyorum etrafımdaki ümmetçi ve solcu Kürtler’e.

    Elinize ve yüreğinize sağlık, böyle tespitli yazılar yazmanız dileğiyle iyi akşamlar.

  10. TEK VATAN TEK MİLLET TEK BAYRAK dedi ki:

    Eşşeğin aklına karpuz kabuğu getirmesi açısından etkili bir yazı. Keller yağırlar birbirini ağırlar da denebilir. Komik biraz. Birazda ütopya.Koyu bir cehalet ve maneviyatı kıt bir algı. Muhteşem sentez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir