Kategori Arşivi : Şiirler

Be-heşt

                  – 8 dilde şiir; Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce, Farsça, Arapça, Flamanca, İsveççe – – Helbest bı 8 zmanan; Romikî, Kurdî, Cermenî, Ingliskî, Farsî, Erebî, Felemengî, Zvêrgî – – Poesie in 8

Sütanne Elejisi

                         Benim sütannem dîndir      kırk gün değil, kırk yıl emzirdi beni      bir memesi Tevrat      bir memesi Kur’an      seveceksen böylece sev beni…

Kahve Yeşili

                           Allah bize “Oku” diyor ya,      ben de Allah’a “Yaz” diyorum her gece      uyumadan önce      “O’nu bana yaz.”        Kalk

November Sevgilim

          Sonbahar, ne de çabuk dayandın kırık pencereme oysa gözlerimde yağmur nefesimle bulutlar biriktirmiştim penceremin camında buhar buhar bulutlar parmağımla üzerine “Qum fe enzir” yazdığım. November sevgilim; yere düşen yapraklar ağaçlardan mı yoksa ömrümden mi dallar

Die Herbstblätter

          Die Einsamkeit zerstört meine Lebensfreude, jeder Tag ist Herbst, Ich muss nichts berühren, die Blätter fallen von selbst. Dich frage ich; an den Bergen, an den Flüssen und Seen, So spurlos bist du verschwunden, hat

Mavi Marmara

        Akdeniz’de tarih yazar Mavi Marmara, Bir destan bütün nesillere ve çağlara, Akdeniz’de tarih yazar Mavi Marmara, Bir çağrıdır o tüm erdemli insanlara. * * * Sana mavi düşler biriktirdim denizde, Sen göklerinde gemiler yüzdür Gazze’nin, Ayın

Gúla Rozín

          Göçmen kuşlar konmuş kırık pencereme kanatlarında ayışığı, müzdelife ve yavru yılan derisi bebek hıçkırıkları duyuyorum dere kenarlarında kiraz dalında bahar çiçekleri sanki gülüşlerinin her bir tanesi lapa lapa kar yağıyor, bak kar örtüyor anne dudaklı

Mavi Dizeler

          Bir kuş gibi uçup gitti konduğu yüreğimden yaşama sevincim kurudu köyümün topraklarına akan ırmak yapayalnız kaldı beyaz sayfalar üşüdü şiirin mısraları savruldu göğsümde yükselen dağlar karlar düştü eteklerine düşlerin hayâllerimi düşürdüğüm denizler dert ortağım nehirler

Sakın Kapama Gözlerini

        Uzak diyarlarından güvercinler uçur bana gezmekle bitiremedim gurbet coğrafyaları tırmanmakla aşılmıyor Alpler’in zirveleri yalnız kaldığımda sen hep benimlesin özlemler bilirim en uzaklardan haber bekleyen ve sevgiler vardır hiç dile gelmemiş bir kez olsun umuda yaslanmamış şimdi

Deprem

          Barakadan evlere hapsetme beni sığdıramam yüreğimi dört çeper arasına depremler yıkamaz sana olan sevgimi âfetler engel olamaz sevdama sadece umutlarımız enkaz altında kalır yarınlara bakan gözlerimiz ve bir de gözyaşından tebessümler annelerin. Depremler önce yüreğimde

Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin

          Kirpiklerin arasından ayışığı yolla karanlık dünyama ağlamaklı bakışlarında umut hiç eksilmesin Hiroşima gözlerinden ihaneti bilmez bir ulus ver bana ve yüreğinde birşeyler sakla hep acıya dair ağladıkça benimsin sen ağladıkça benim güldüğün an kaybedersin beni

Behra Hêşin

          Behra Hêşin, işev disa tû keti bira mın, dınalım, J’çavê xwe hêşin baran bışine mı’ra, ez Herran a zelalım, Tarîya şevê buye ser mın laser, Behra Hêşin, Ez ğeribım, nıkarım hember ğurbetîyê bıkım tekoşîn. Her

Lê Lê Diyarbekir

          Lê lê Diyarbekir… Çıma iro brîndar û belengazi, Zuva mın dıl da te, hzo te nezani, Em bune hûstixwer û jar û tazi, Zuva mın dıl da te, hzo te nezani. Lê lê Diyarbekir… Bo

Seni Sevmek

          Seni sevmek, hazalım acılar içinde kıvranan bir güvercinin yüzündeki tebessüm olmaktır seni sevmek, hazalım özgür yaylalarda koşuşan bir ceylanın yüreğine düşen korku olmaktır hazalım seni sevmek gökyüzünde bir mavi gül ve okyanus ortasında bir gümüş

Ülkemin Alnına Vuran Busedir Karadeniz’in Dalgaları

                         Ülkemin alnına vuran busedir Karadeniz’in dalgaları      öyle sert vurur ki      öpe öpe çatlatacak sanırsın topraklarımı      sanırsın ki bin yıldır ülkeye hasret  

Ülkemin Türküsü

          Umutla söylenen türküleri vardır ülkemin ve yüreğinde sevgi çiçekleri kızlar bilirim ak gerdana yazılmış ak gerdana bembeyaz gördüklerim yanıltmaz beni kana bulanan gelinlikler gördüm çünkü sereserpe uzanmış umutlar gördüm kurşunlanmış sevdâlar uzanmışlar yüzüstü vurulup da

Bir Güvercin Kanatlandı Diyarbakır Semalarına Doğru

                – Ubeydullah Dalar’a –        Bir güvercin kanatlandı Diyarbakır semalarına doğru      bir sabah namazı vaktinde      sessiz ve mahzun      ak kanatlarında kan izleri    

Dıkolım Navê Te

          Lı ser kolanên taxa me, Ez dıkolım navê te, Bın û serê axa me, Dıkolım navê te. Ser hestiyê zman û zara, Pelên gûlîyên dara, Lı ser rêya rêdara, Dıkolım navê te. Ser tarîya qûlê

Basra Gelini

          Yollar uzak, toprak kuru, yağmura hasret, Oturmuş toprağa ağlar Basra Gelini, Ben tenhada, sen uzakta, şafağa istek, Yaralı gönlümü bağlar Basra Gelini. Kerbelâ’ya bir yol okur Basra Gelini, Direnişe çeyiz dokur Basra Gelini. Güllere şerbet